Reducto-RPG


 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
En son konular
» Üstteki Üye Hakkındaki Düşüncelerin?
Ptsi Şub. 11, 2013 10:18 pm tarafından Beatrice DeGarcia

» Angel Westland
Cuma Şub. 24, 2012 7:04 pm tarafından Cwenye Angel Westland

» &Yapılan Takımlar
Paz Şub. 13, 2011 1:17 pm tarafından Anaïs Ventura

» Carpe Retractum
Perş. Şub. 10, 2011 1:37 pm tarafından Marcus Snopes

» Aaa. Yine mi been. Sizde açın konu ama.
Perş. Şub. 10, 2011 1:15 pm tarafından Zbignew Herman

» Ünlü Listesi Başvuruları
Perş. Şub. 10, 2011 12:32 pm tarafından Marcus Snopes

» *Cecilia ~*|
Perş. Şub. 10, 2011 12:25 pm tarafından Boleslaw Herman

» Sihir Bakanlığı Alımları
Perş. Şub. 10, 2011 12:12 pm tarafından Marcus Snopes

» *Cecilia ~*|
Perş. Şub. 10, 2011 11:58 am tarafından Marcus Snopes

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Haftanın en aktif yollayıcıları
Forum

Paylaş | 
 

 Salazar'ın Zarları: Bölüm; Yılanlar Birliği

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Orderic Passavant
KSKS Profesörü&Ravenclaw Bina Sorumlusu
KSKS Profesörü&Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 23
Kayıt tarihi : 11/07/10

MesajKonu: Salazar'ın Zarları: Bölüm; Yılanlar Birliği   C.tesi Ocak 29, 2011 5:06 pm

Gökyüzü mavi tonlardan tamamen uzaklaştığı, siyahlığın ve lacivert tonların tamamen hakimi altında olduğu bir pelerini üstüne geçirmiş gibiydi. Üstünde en zarif kandilleri ile beraber en güzel ışıltılı kaynağını da yanına almıştı. Dolunay gökyüzünde tüm sert çehresi eşliğinde aşağıdaki yeryüzüne yönlendirmişti tüm dikkatini. Uyuyan canlı formların çokluğu olan bir yeryüzüne… Uyuyan bir ormanı selamlarcasına merhamet ışığını yaprakları arasından soğuk toprağa doğru sunuyordu. Sararmış otların renkleri tüm tonları ile ormanı selamlıyordu. Gölgeler ile sarmalanmış on bir beden birden cübbe hışırtıları arasına kurumuş otların ezilme sesi eşliğinde ay ışığının altına çıkmışlardı. Hepsinin yüzünde bir donukluk ifadesi bulunuyordu. Yollarına emin ve yavaş adımlarla devam ediyorlardı. Çıkardıkları ses uyuyan ormanın içinde dolaşan kasvetli sessizliği yok ediyordu. Dolunayın tüm çehresini selamlayan geniş ve ilahi bir beyazlığa bürünmüş çayıra çıktıklarında onları selamlayan rüzgar ve ormanın içinden yayılan orman kokusu idi. Gözleri ilahi beyazlığa bürünmüş olan çayırın tam ortasındaki harabeye çevirmişlerdi gözlerini. Her birinin yüz hatlarına şaşkınlık kara bir gölge gibi düşmüştü. Herkes böyle bir yerin varlığından daha yeni haberdar olduğu yüzlerindeki ifade anlaşılabiliyordu sanki. Etrafa tekrardan hakim olan sessizliği bölen, ormanın içinde bedenlerini belli belirsiz ahenkle etrafa sunan bedenlerin hareketleri olmuştu. Işığını aşağıdaki yeryüzüne sunan ayın sert çehresi eşliğinde harabe şekilde olan on iki kenarlı bir çokgenin içine adım attıklarında herkes tam ortada göğe doğru yükselen bir çok yeri yıkılmış olan basilisk heykelini görünce duraksıyordu. Ardından gözleri onun gölgesi altında kalan, siluete gidiyordu gözleri. Belli belirsiz yüz hatlarında hain bir gülümseme olduğu belliydi. Fakat onu tanıdıkları bedene benzemediğini fark ettiklerinde gözlerinde meraklı kısılmaları takiben şaşkınlık ve korku dolu yutkunmalar oluyordu. Karşılarındaki bedenin elinde tuttuğu ve gecenin karanlığında basilisk işlemesi eşliğinde parıldayan zümrüt zarların hatları gölgede bile belli oluyordu. Zümrüdün keskin ve yeşil tonları ona kilitlenmiş gözleri oyalıyordu. Gölgeler içinde bulunan beden yavaş ve emin adımlarla ayın merhamet ışığı altına çıkmıştı. Saçları ayın merhamet ışığı altında tüm siyahlığı ile geceye uyum sağladığını söyler gibiydi. Yüz hatlarında soğukkanlı ifadenin arasından diğer çehrelere doğru fırlatın hain bir gülümse vardı. Sağ elinde tuttuğu zümrüt zarları sanki karşılarındaki bedenlerin dikkatini çekmek istercesine oynuyordu. Gecenin üstüne giydiği sert rüzgar eşliğinde kurumuş dudakları arasından çıkan sözcükler karşısındaki bedenlere ulaşmayı başarmıştı. “Hoş geldiniz dostlarım.” Sözcüklerin her birinde ayrı bir soğukkanlılık bulunuyordu. Üstündeki siyah cübbesi içinden asasını çıkardı. Onu zarif bir bilek hareketi ile kullandığında, etrafı saran turuncu bir parlaklık oluşmuştu. On iki kenarı bulunan çokgenin sütunlarında bulunan eski meşaleler birden canlanmıştı. Kırmızı ve sarı tonların birleşerek turuncu tonları oluşturan alev etrafı birden aydınlatmıştı. Şimdi mabedin en ortasındaki harap olmuş basilisk heykelin tüm hatları karşısındaki bedenlere sunuluyordu. Elinde hala zümrüt zarları oynayan beden bir kez daha konuşmaya başlamıştı. “Hepiniz şuanda yüce Salazar Slytherin’nin mabedine bakıyorsunuz.” Sesindeki kendiden emin tavır karşısındaki bedenleri merak içine sokuyordu. Sözüne devam etmeye başladığında asasını bir kez daha aynı zarif bir bilek hareketi ile altındaki toprak alana doğrultmuş ve sihirli sözcükleri içinden mırıldanmıştı. Geceyi saran garip gürültü eşliğinde toprağın altındaki kabartmalar ortaya çıkmaya başlamıştı. Yeşilin ve grinin yüce tonları arasında parıldıyordu. “Bu elimde tuttuğum şey yüce Salazar’ın kara büyü ile donattığı zümrüt zarlarıdır. Bunların gücü hakkında sizi önceden bilgilendirmiştim. Şimdi yapmanızı istediğim bir şey var. Herkes yerdeki kabartmalardan birisini seçsin ve üstünde dursun!” Zümrüt zarları elinde hala oynamakta olan beden diğer elindeki asası ile onlara yerdeki kabartmaların üstünde durmalarını söylercesine havayı yaran bir hareket yapmıştı. Mabedin ortasındaki basilisk heykelinin etrafında belli bir sıraya geçmeye başlamışlardı. Elinde zarı tutan beden basiliskin gözlerinin odaklandığı kabartmanın üstünde duruyordu. On iki beden yerdeki on iki kabartmanın üstünde durduğunda meşaleler etrafta geceye eşlik eden rüzgar yüzünden sönmüştü. Şimdi aydınlanan mabet birden gölgelere bürünmüştü. Tam bu sırada ayın merhamet ışığı altında parıldamaya başlayan zümrüt zarların yeşilliği tüm mabedi sardığında herkes şaşkın gözlerle zarlara bakıyordu. Zarları tutan bedenin gözleri birden yeşil bir ışık eşliğinde parıldamaya başladığında altındaki kabartma ilahi bir ışığa bürünmüş gibi parıldıyordu. Zarları tutan bedenin dudaklarından anlamsız kelimeler dökülmeye başlamıştı. Zarlar istemsizce onun ellerinden yere düştüğünde canlanmış gibi tüm kabartmaların üstünde dolaşmaya başlamıştı. Her kabartmanın üstünden geçişinde, onların üstünde bulunan bedenlerin gözleri aynı ilahi ışığa bürünüyordu. Altlarındaki kabartmalar zümrüdün yüce yeşil tonları ile parıldamaya başlıyordu. On iki bedeninde dudaklarından aynı anlamsız kelimeler dökülüyordu. Her beden ilahi bir el ile tutulmuşçasına birkaç santim havya yükselmeye başlamıştı. Zarlar kabartmaların üstünden geçtikçe daha da hızlanıyordu. Sanki soyut bir güç onu hareket ettiriyormuş gibiydi. Gecenin pelerinin üstünde birden on iki köşesi olan bir çokgen belirmeye başlamıştı. Hemen ardından içinde her kenarına sarılarak yeryüzünü selamlayan basilisk görüntüsü geceyi yeşil bir ışıkla aydınlatmıştı. Ve bu aydınlanmayı takip eden başka bir aydınlanma olmuştu. Mabedin içinden yükselen yeşil ışık büyük bir gürültü ile ortadan bir anda kaybolmuştu. Mabedin içinde havaya karışan büyük bir toz bulutu takip ediyordu ortadan kaybolan gürültüyü. Zümrüt zarlar mabedin ortasındaki basiliskin gözlerindeydi. Tüm yeşilliği ile parıldıyordu. Yerde yatan on iki bedene bakıyordu sanki. Yer biri kedi kabartması üstünde öylece baygın halde yatıyordu. Her biri ayağa doğrulmak istediğinde gökyüzünde parıldayan on iki kenarlı etrafında basiliskin dolandığı sembol ortadan kaybolmuştu. Etrafa tekrardan hakim olan karanlık tonlar arasında tek bir şey dikkat çekiyordu. Mabedin içinde parıldayan on iki çift yeşil göz… Birkaç dakika önce ellinde zümrüt zarları tutan beden kendi kabartması üstünde ayakta duruyordu. Yüzünde hain bir gülümseme vardı. Geceyi kaplayan sessizliği bozmak istercesine “İşte! Yüce Salazar! Yılan birliğinin on iki askeri olarak selamlıyoruz seni!” demişti. Sesi uyuyan ormanın içinde yankılandığında orman huzur olmuşçasına garip seslerin doğmasına izin vermişti. Yeni bir güç ortaya çıkmıştı. Salazar’ın ölmeden önce zümrüt zarlara hapsettiği ruhlar başka bedenler içinde canlanmıştı. Basilisk’in kutsadığı on iki beden ve onlara sunduğu olağanüstü özellikler. Sihir Dünyasının uzun zamandan sarıp sarmalandığı huzuru bozmak için tekrardan doğan on iki elçi. Yılanlar Birliği.

Yılanlar Birliği on iki kişiden oluşan Salazar’ın kurmuş olduğu büyük suikast birliğidir. Ölmeden önce bu birliği dağıtamamış ve içlerindeki ruhları kendi yaptığı zümrüt zarların içine hapsetmiştir. Bu on iki bedenin altısı sadece Raven Ravenclaw tarafından yazılmış Kara Büyü kitabındaki öldüren büyüler ile yok edilebilir. Aksi takdirde klasik öldüren lanet onlara işe yaramaz. Diğer altı beden ise klasik öldüren lanet ile öldürülebilir.
Bu on iki bedenin bir büyücü veya cadıda yarattığı hasar sadece Helga Hufflepuff’ın Sihirli Yaralar Konusunda Her şey adlı kitabındaki büyüler ile giderilebilir. Normal şekilde bilinen büyüler yaraların daha da ölümcül bir hal almasına sebep olur.
Yılanlar Birliğinden meskenini korumak isteyen büyücü veya cadılar Godric Gryffindor’un Her Türlü Büyüye Her Türlü Kalkan adlı kitabındaki büyüler ile koruyabilir. Bilinen klasik büyülerin hiç birisi onlara etki etmez.

Yılanlar Birliğindeki her bir bedenin kendisine has bir özelliği vardır.
1-Kutsanmış*; Bu kişi Yılanlar Birliğinin lideri olup Birliğin içindeki bedenlerin sahip olduğu her türlü yeteneğe sahiptir. Kendisine has büyü teknikleri vardır. Sihir Dünyası ve Muggle Dünyasındaki her türlü canlıdan daha üstün özellikleri bulunmaktadır. Asa kullanmadan büyü yapabildiği gibi, asa kullanarak büyüsünün etkisini daha da arttırabilir.
2-Zebani*; Yılanlar Birliğinin Kutsanmıştan sonraki lideridir. En güçlü savaşçısı olduğu gibi tüm Basiliskleri yönetme yeteneğine sahiptir. Kutsanmış ile aynı büyüleri yapabilir. Fakat Birliğin en yavaş üyelerindendir. (-Yavaştan kasıt Kutsanmışa ve diğer hızlı olan bedenlere göre. Normalde bir vampirin bile takip edemeyeceği hıza ulaşabilir.-)
3-Hayalet*; Birliğin en hızlılarından olan bu beden gündüzleri normal beden formunda iken geceleri hayalet formunda olur. Ona hiçbir şekilde bir büyü etkimez. (-Raven Ravenclaw’ın bulduğu kara büyüler dışında-) Geçtiği yerlerde ölümcül bir soğukluk yaratır. Tüm Ruh Emiciler ona itaat eder.
4-Koruyucu*; Kutsanmışın sağ kolu olup onu korumakta görevlidir. Yarattığı kalkan karşısında hiçbir şey o kalkanı kıramaz. Kırmaya kalkan büyücü veya cadı feci şekilde ölür.
5-Beyaz Zehir*; Kutsanmışın en iyi suikastçısıdır. Hız konusunda Kutsanmış ve Zebaniden sonra gelir. Bedeninden yayılan her türlü metabolik hareketlik ile birlikte panzehiri olmayan ölümcül bir zehir salgılayabilir. En güçlü olduğu saatler gündüz saatleridir.
6-Siyah Zehir*; Kutsamışın en iyi suikastçısıdır. Kardeşi ile birlikte hareket etmeyi sever. Daima onun arkasında hareket eder. Gündüzleri ortalıkta dolaşamaz. En güçlü olduğu saatler gece saatleridir. En önemli gücü gece istediği yere kısa sürede ulaşabilir.
7-Gölge; Yılanlar Birliğinin en asi ruhlarındandır. Her türlü karaltıda hareket edebilir. Bedenini her türlü karanlıkta saklayabilir.
8-Işık; Yılanlar Birliğinin en zeki üyesidir. Işıktan aldığı ilahi güzelliği yüzünden tüm büyücü veya cadıları kandırabilir. En kurnazca yapılan planlar onun yaptığı planlar karşısında en basit plan olarak kalır. Işığın olduğu her yerde rahatça hareket edebilir.
9-Mavi İblis; Yılanlar Birliğinin sıvılar üstünde hakimiyeti olan bir ruhtur. Asa kullanabildiği gibi sıvılar üzerinden de asası olmadan büyü yapabilir.
10-Yeşil İblis; Yılanlar Birliğinin toprak üstünde hakimiyeti olan bir ruhtur. Asa kullanabildiği gibi toprak üzerinden de asası olmadan büyü yapabilir.
11-Kırmızı İblis; Yılanlar Birliğinin ateş üstünde hakimiyeti olan bir ruhtur. Asa kullanabildiği gibi ateş üzerinden de asası olmadan büyü yapabilir.
12-Gri İblis; Yılanlar Birliğinin hava üstünde hakimiyeti olan bir ruhtur. Asa kullanabildiği gibi hava üzerinden de asası olmadan büyü yapabilir.

* işaretli olan ruhlar sadece Raven Ravenclaw’ın hazırladığı Kara Büyü kitabındaki öldürücü büyüler işleyebilir. Diğerleri ise klasik öldüren lanete maruz kalabilir.
Yılan Birliğindeki her bir benin farklı görünüşü vardır. Bir arada olduklarında gözleri sadece zümrüt yeşiline bürünür.

1-Kutsanmış- Boleslaw Herman
2-Zebani- Octavius Pantartieu
3-Hayalet- Alexander Bedwyr Coeus
4-Koruyucu-
5-Beyaz Zehir-
6-Siyah Zehir-
7-Gölge-
8-Işık- Dolu*
9-Mavi İblis-
10-Yeşil İblis-
11-Kırmızı İblis-
12-Gri İblis-

Kurgu karakteri almak isteyen alttaki formu doldurarak buraya başvursun.

Ad-Soyad:
RO Puanı: (-En Az 90-)
İstediği Ruh:



_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://reducto-rpg.yetkin-forum.com
Alexander Bedwyr Coeus
Hayalet
Hayalet
avatar

Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 15/07/10
Nerden : Msn'den.

MesajKonu: Geri: Salazar'ın Zarları: Bölüm; Yılanlar Birliği   Çarş. Şub. 02, 2011 1:42 am

Alexander Bedwyr Coeus
90
Hayalet
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Marcus Snopes
Gryffindor VII.Sınıf
Gryffindor VII.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Kayıt tarihi : 12/07/10

MesajKonu: Geri: Salazar'ın Zarları: Bölüm; Yılanlar Birliği   Çarş. Şub. 02, 2011 10:55 am

Kabul. Rütbeniz veriliyor.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Salazar'ın Zarları: Bölüm; Yılanlar Birliği
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Reducto-RPG :: Merkez :: Kurgu Bölümü :: Ana Kurgu-
Buraya geçin: